21 Aralık 2009 Pazartesi

Nur topu gibi kızınız 22 oldu !!


Doğum günlerinde yazı yazmak adettendir.

"Gençlik kısa, göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor." lafını ilk duyduğumda daha gençtim.

İnanamamıştım. İnkar etmiş, genç beynimin hızlı sinir hücrelerinde cümlenin üstünden şöyle bir bakıp geçmiştim.Gençlere özgü bir hareketle omuz silkmiştim.Ergen triplerimle kapıları çarpmış, "kimseyi anlayamıyorum"u anlamadan "kimse beni anlamıyor"u slogan edinmiştim.Kendimi bile anlamamıştım.Gençlik hiçbir şeyi anlayamamakmış, sonradan bir ışık yandı bu konuda.

Alamança örtmenim "İK'da 25 inden sonra kimseyi işe almazlar." dediğinde önce bir panikledim.25'e 3 vardı sonuçta.3 yıl içinde İK'ya girdim, girdim.Giremedim, vay halime.Sonra bir şaşaladım.Bir dakika benim ileride İK'yla bir işim olmayacaktı ki.Nihayetinde 3 kuruşluk kimyager halimle, 25'ine gelmeden içeri girebilmiş, bir takım test teknik bilgisine,vücut dili ve edebiyatına hakim, iyi derecede ingilizce bilen,bilgisayarda office programlarını ortadan hallice kullanabilen, -abilmese de msn'de eşe dosta sorabilen,takım çalışmasına yatkın,kendine güvenen gençlerin önünde patapat ispat şeklinde reklamımı çekecektim.Ama yine panikledim, çünkü önceden niye paniklediğimi şimdi gerçekten anladım.Bir yerlerde yaş haddinden istediği yerlere kabul edilemeyen "genç" ler vardı..

Eve gelip google'a sordum genç nedir diye.Görsellerde karşıma çıkan ilk fotoğraf yukarıda duruyor.Tiksindim genç olmaktan.Bir de uğruna lisede ve üniversitede kendi dilime yabancılaşarak,bilmediğimi yüzüme vuran ülkemin dilinde aratsam ne olacak dedim "young" yazdım.(Küçük bir eleştiri de fena durmaz hani.) O da şu oldu:







Buruk tabi, dilde farklılık kültürde de nelere götürdü bizi.

Bir de opposite'tan bulayım dedim ve yaşlının tersine bakmaya karar verdim.Görsellerde "yaşlı" ve "old" da da iki tane 90lik dede resimleri çıktı.Bu durumda hangi dilde olursa olsun yaşlı aynı resme işaret ederken, gençlik kavramı değişkenlik gösteriyormuş bunu anladım.Ya işte insan yaş aldıkça anlamaya başlıyor demiştim öyle değil mi?Net olarak öyle demedim de, okurun anlamasını isteyerek işaret ettimdi.

Annem geçen"25'e kadar büyüme tamamlanıyormuş,sonra yaşlanmaya başlıyormuş vücut" dedi.İK'cıların bir bildiği varmış demek ki...








19 Kasım 2009 Perşembe

ödev dediler yaptık.


Önümden çekilirsen İstanbul görünecek...

14 Kasım 2009 Cumartesi

Uzatmalarda inecek var!

Bir durumu nasıl uzatabilirsem o kadar uzatıyorum.
Diyelim ki portakal soyacağım; meyvelikteki tüm meyvelerin adlarını söyleyip, sayılarıyla bir sınıflandırma yapıyorum.Portakalların içinden en sertini seçip, kabuklarını hunharca kopartıp hemen portakala ulaşmak yerine, bıçakla ince ince soymaya,kabuğunun da birbirinden ayrılmamasına dikkat ediyorum.

Diyelim ki çorap giyeceğim; önce çekmeceyi açıp tüm çoraplarıma teker teker göz gezdiriyorum, genelde çoraplarım bana ait değil aslında, bunun farkına varıp kimlerden ne zaman aldığımı hatırlıyorum, sonra hava durumunu, giyeceğim iki ayakkabımdan havaya uygun olanını, sonra da kıyafet durumumu düşünerek içlerinden en sevdiğimi seçiyorum.

Diyelim ki ders çalışacağım; bilgisayarımı açıp, ekrana balık balık bakıp, saatlerce neler yapmam gerektiğini birbir sıralayıp, müzik sitelerinden msn.com un ilginç testlerine kadar sabırla vaktimi öldürüp, saatin akşam 11 olmasını bekliyorum. 12de de uykum geldi diyerek yatıyorum.

Uzattıkça çekilmeze kayıyor hayat...Ama nedense bundan garip de bir zevk alıyorum...

12 Kasım 2009 Perşembe

çelişki


düşünebilmek için uyumazken
düşünmekten kaçmak için uykuya sığınmak...

3.


Yorulmadın mı taşımaktan
ya vurmaktan ilk giyişte
kızmaz mısın
seni de alet ediyorum diye
üşüme
üçümüze de yer buldum
düşlerimde..

2.




when you're young

a pair of female high-heeled shoes

just sitting alone in the closet

can fire your bones;

when you're old

it's just a pair of shoes

without anybody in them

and just as well.*



*Shoes,Charles Bukowski